|
NOT: köşe yazısı olarak son kez alırsanız memnun olurum. YEŞİLAKKUŞ’A VEDA YAZIMDIR
Yazmak zorunda mıyım? Hayır. Evet…
Yeşil Akkuş Sitesine yazdığım son bir şiirim var: Her yanım gurbet hani sıla? Bandırsam da ekmeği bala, Eş-dost, kardeş, ana-baba Yâdıma düşer Akkuş benim.
O şiirimde de belirttiğim gibi ben ekmeği bala bandıranlardanım. Emekliyim. Çoluk-çocuk büyüdü. Kendilerini kurtarır oldular…
Kısacası unu eledik astık eleği. Evimizde otururken hem özlem giderelim, hem fikren de olsa bir katkımız olsun istedim giderayak şu çok değerli topluma… Yazdım. Başımı taşın altına koyup yazdım. Yazmış olmak için değil, içimden geldiği gibi, hür ve özgür…
Yazdım; Vezir Bacı’yı, Azine Bacıy’ı, Şükür Çavuş’u, Bilal’i, Şükür Çavuş’un eşi Kezban’ı, Srop’un yaktığı, evini soyduğu Kezban’ı… Yazdım; Akkuş’a olan özlemleri, çifte Al kirazı, kara kirazı. Akkuş’un armudunu, pekmezini, patatesini, ormanlarını, derelerini, dertlerini…
Yazdım; Türkiye’yi. Türkiye üzerine oynanan oyunları…. Kurtuluş yollarını… Doğruyu, yanlışı…. Yazdım tabi kendi iç dünyamı. Paylaştım sizlerle hayallerimi, umutlarımı, dertlerimi… Sevdalarımı ve hatta en gizemli anılarımı… Hatırlarsınız: İTİRAF VE DUA şiirimi. Eşim için yazdığım bir başka şiirim daha var: “BİR ANNEM BİR DE SEN / BİR DE SEN!”
SEVGİLİ DOSTLAR; YEŞİLAKKUŞ’TA YAZMAK BÜYÜK BİR HAZ VERDİ BANA. Bu nedenle yazdım. Hiç birinizin bilmediği bir yanım var benim. O da şu: Haz duymadığım hiçbir işi hiçbir zaman yapmadım, yapmam BEDELİ ağır olsa bile .
BİR EMEKLİ ÖĞRETMENİM. Devrik belediye başkanıyım… Benim gibi onlarca Akkuşlu var. Em. Öğretmen, memur, imam, işçi, müdür, avukat, eczacı, genel müdür, daire başkanı, işçi, çiftçi ve, ve ve BELEDİYE BAŞKANLARI… Hani nerede onlar? Hangisi bir zahmet edip de iki satır yazdılar bu sitelere? Hiç biri. Neden? Niçin? Onlar bu memleketin okullarında okudular… Bu memleketin üst düzey makamlarında bulundular. İyi de ücret aldılar. Sütün kaymak tabakasından tattılar… Peki, ne yaptılar. Yan geldiler, yattılar. YATTILAR… YATTILAR…
Şükrü Sevindik ne yaptı? Yanlış yaptı (!)… yazdı-çizdi. Değirmende yok nöbeti yardırdı kafasını. Hem de saçsız, çıplak kafasını.
Sansürsüz yer aradı. Yeşil Akkuş’a geldi. Gün oldu orada da şunu gördü: MEHMET DUMANI ELEŞTİRMEK YOK. ŞÜKRÜ SEVİNDİK’E HAKARET ÇOK. Ve sonra anladı ki burası da değil ona göre. Kaldırdı çadırını. Yürüdü bir başına. Kim bilir yem olur hangi dağın hangi kurduna-kuşuna. . Koydu noktayı bu duygularla klavyenin tuşuna! Akkuş’un gözü aydın ola. Saygı, sevgi benden tüm okurlara…Bir de Mehmet Duman’a! Kalın sağlıcakla ve sansürsüzce…(!!!!!!)
Bu Yazı 600 Defa Okunmuştur |
Yorumlar
bu dünyada meyve veren ağaç taşlanır
hocam siz bilirsiniz söylemeye gerek varmı saygılarımla Ali karaoğlu
Abdullah KÜÇÜK/ANKARA
Abdullah KÜÇÜK/ANKARA
Sevgili arkadaşım, gerek köşende yazdıklarını, gerekse ziyaretçi defterine yazdıklarını, tabiri caizse gecikmeli de olsa hepsini okudum. Hepsinden keyif aldığımı ve hepsine katıldığımı söyleyemem. Hatırlayacaksın yazmanı teşvik etmek için çaba gösterdim. Çünkü senin kafanın içinde olan değerli düşüncelerin ortaya çıkması, halkımızla paylaşılması gerekiyordu. Buna yürekten inandığım için bunu bu köşede yazmaktan da imtina etmedim. Sevgili dostum fikir adamları aynı zamanda fikir emekçileridir ve sınıfsal bilincin doruğuna tırmanırlar. Ancak doruklar yani yüksek yerler biraz ıssız olur, oralarda kimi zaman yalnızlık kimi zamanda düşmanlık, çekememezlik vardır. Bazan dostlar seni orada unuturlar bazanda bunun farkına varamazlar. Bu ahval içinde ilerlerken insanın içinde kopan fırtınaların tercümesi olan sözler satırlara birer ikişer yansımaya başlar ve oralardan diğer insanların önlerine gelirler. Bu yansımaların sonuçlarını belki o günlerde görmek mümkün olmayabilir. unutulmamalıdır ki mutlaka o yansımalar olacak ve insanlarımız bunu hatırlayacaklar dır.
Değerli arkadaşım faydası olur mu? bilmiyorum, ama yazmaya devam etmelisin, bunu önce kendin için yapmalısın sonrada hepimiz için yapmalısın.
Senin dışında da Akkuş'tan yetişmiş çeşitli mesleklçerde başarılı olmuş çok sayıda insanımızın olduğu bir gerçektir. Ancak yazmak herkesin yeterince becerebileceği iş değildir. Eleştirilere gelince, bu olmasa aslında şaşardım. eleştiri bu işin tuzu biberidir, motivasyonu ve tetikleyicisidi r.
Ben sana diyorum ki yazsan da yazmasan da oradasınya bana yeter ki sağlığından daha önemli bir şey de yok. Tecrübelerini yansıtmaya devam etmen dileği ile esenlikler diliyorum görüşmek üzere.
Bayram GÖRÜR
hepinizin kesiştiği, vurguladığı nokta şu: "BIRAKIP GİDEMEZSİN"
Haklısınız. Bu iş ne kişisel istek, ne kişisel haz alma meselesi. bu iş bir kamusal görev. Geleceğe olan borçtur. Sizleri çok iyi anlıyorum. Talebinize saygılıyım. Gitmiyorum. Buradayım. Farzediniz haftalık izindeyim. Döneceğim.
Zaten konu açıklık kazanmıştır. Bu tepkimle bile bir nebze bir artım olmuşsa Yeşilakkuş'a, Yeşilakkuş ailesine ki, katkımın olduğunu sanıyorum. Sizlerin ve z. Defterine yazan arkadaşların da ifadelerinden bu anlaşılıyor. Ayrıca Tahsin Akkaya kardeşim de öz eleştirisini verdi, sorumluluğu da üstlendi mertçe. Ona da ayrıca saygılar sunuyorum.
Hepinizi ve tüm insanları, özellikle Akkuş'u Akkuşluları çok sevdiğim ve teşekkürlerimi arz ederim.
salih kaynak.
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için.